Bahiste Yan Faktörler ve Şans

Bahisteki dikkat edilmesi gereken yan faktörler var. Bu faktörlerin yanında bir de bir önceki yazımda belirttiğim şans faktörü var ki bu bana göre bu oyunun %50’sini oluşturmaktadır. Neden şansın bu kadar büyük payı var? Bunu ben yorumlarken hep aklıma bahis aldığım maçlarda yaşadıklarım geliyor. Bazen öyle bir şey oluyor ki güzel oluyor her şey bir anda senin lehine gelişiyor işler. Ancak bazen öyle şeyler oluyor ki iş işten geçiyor, her şey üst üste geliyor ve tamamen aleyhine gelişiyor olaylar. Bunu ancak ve ancak şans kavramı ile açıklayabiliriz. Çünkü bu işin içinde binlerce bileşen varken her şeyi matematikle açıklamamız imkansız. Gelelim işin matematik yanına ve diğer yan faktörlere.

Öncelikle ev sahibi faktörü. Bahiste bilinen çalışmalara göre büyük liglerdeki(ingiltere, almanya, ispanya, italya) maç sonuçlarına bakıldığı zaman ev sahibi olan takımların %70 oranında puan aldığı %50 oranında kazandığı görülüyor. Bu araştırmalardaki sonuçlara bu liglerin üst sıra takımları dahil değil. Yani ilk 1-2-3-4 sıra takımları dışındaki takımlar deplasmanda oynadıkları maçlarda ev sahibi takımlara oranla daha şanssızlar.

Bir diğer yan faktör ise kadro tecrübesi. Birçok insana göre bu çok da genel geçer bir faktör değil ama birçok araştırma gösteriyor ki, yaş ortalaması daha yüksek olan takımlar daha tahmin edilebilir sonuçlar alıyorlar. Genç kadrolara sahip takımlar ise daha değişken sonuçlar alıyor.

Son faktör ise benim için en önemli faktör aynı zamanda, oynanacak maçın önemi hangi takım için daha büyük. Bunu biraz açarsak, elbette çok açık görünen durumlar dışında(şampiyonluk, küme düşme vb) bazı gizli zorunluluklar var takımlar adına. Bu noktada en gizli ama bir o kadar da belirgin durumlar başlıca şu şekilde;

1)Fikstürde bakıldığında zorlu bir maç periyodu öncesi son maç veya sonrası ilk maç.

2)Uzun süreli gol atamama, evinde kazanamama, deplasmanda puan alamama(kadro tecrübesi bu noktada önemli örneğin)

3)Rakip takımla bir önceki maçtan kalan bir hesaplaşma, veya bir önceki haftadan kalan(bu tip durumlar çok olası, bir önceki veya 2 hafta boyunca puan kayıpları hakem hatalarınca olmuş olabilir. Bu durum takımı formsuz gibi göstermesine karşın aslında durum çok farklı olabilir)

4)Oyuncuların özel durumları(gol krallığı, belirli bir sayıdaki maç, gol atamama, vb)

5)Hakemlerin takımlarla geçmişi

 

Bu örnekler çoğaltılabilir zira bu tip birbirine benzeyen çok fazla faktör var. Önemli olan bunları okuyabilmek, maçlara hazırlanırken belirli bir sınavdan geçirmek üzerinde çalışılan maçı. Yukarıdaki durumları değerlendirirken, çok fazla detaya indiğimi düşünebilirsiniz, ama tüm bu detayların sporun doğasında var. Detaylar olmasaydı işler bir bilgisayar oyunundan öteye gitmezdi. Bir bilgisayar oyununda küçük takım büyük takımı eğer bilgisayar oynuyorsa 100 maçta 1 kere yener, ancak gerçek hayatta her şey bir anda gerçekleşir.

 

Sonraki yazımda artık genel bir değerlendirme yapacağım ve bu değerlendirme bir maçın analizi şeklinde olacak. Yani aslında tüm bahsettiğim oyun şablonu, felsefe, alfabe ve yan faktörleri hesaba kattığım ve ben bir maça çalışırken nasıl çalışıyorumu göstermek istediğim bir yazı olacak. Bu yazıyla birlikte geride kalan bu yazı da dahil olmak üzere 3 yazımda anlatmak istediğim her şeyin bir uygulamalı örneğini gerçekleştirmiş olacağım. Ayrıca bu örnekleri anlatırken 1 adet geçmişten örneğimi destekleyecek maç alacağım ve 1 adet de önümüzdeki fikstürden bir maçın analizini yapacağım. Görüşmek üzere dostlarım.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*